Pınarbaşı Tarihi
İlçemiz
Pınarbaşı, Azdavay?a bağlı bir köy iken, Temmuz 1987?de ilçe yapılmış
ve Ağustos 1988?de ise ilçe olarak faaliyete başlamıştır.
Doğusunda
Azdavay, batısında Bartın-Ulus, kuzeyinde Cide, kuzeydoğusunda
Şenpazar, güneyinde ise Daday ve Eflani bulunan Pınarbaşı?nın rakımı 650 metre, yüzölçümü 550 kilo metre karedir.
Vahşi
doğası, bakir sahaları, rengarenk bitki örtüsüyle cennetten bir köşeyi
andıran Pınarbaşı, tarih boyunca bir çok medeniyetin uğrak yeri
olmuştur. Bu dönemlere ait çok sayıda tarihi eseri bünyesinde
barındırmaktadır. Sümenler Köyü sınırlarında bulunan Ilgarini Mağarısı,
Valla Kanyonu; Çalkaya Köyü Kurtgirmez tepesinde büyük bir mağara, aynı
köyün güneyinde Kedi Kayası; Ilıca Köyü?nde Bizans dönemine ait Hamam,
Çamkışla Köyü Benle Mahallesi?nde Kızkayası bunların başlıcalarıdır.
El
değmemiş sahalar bakımından oldukça zengin olan Pınarbaşı?nın bitki
örtüsü de kendine hastır. Yaşları 500-1000 arasında değişen binlerce
çam, meşe, köknar, kayın, gürgen, çınar ve şimşir ağaçları ile bir
botanik bahçesini andırmaktadır. Yüksek nemden dolayı oluşan yosunlar
da ilçemize has güzelliklerdendir.
Gökyüzüne
merdiven dayamış asırlık ağaçları ile dikkat çeken ilçemiz sınırlarında
içerisindeki şimşir ağaçlarının ayrı bir özelliği vardır. Dayanıklılığı
ile bilinen ve kaşık,kepçe gibi ağaç işleri yapımında kullanılan şimşir
ağaçları, benzerlerinden çok daha kalındır.
Ormanlık
arazi bakımından Türkiye ortalamasının üzerinde yer alan Pınarbaşı?nda,
evlerin yapımında ağaçlar kullanılmıştır. İlçemize bağlı toplam 30 köy,
178 yerleşim birimi mevcuttur.
Küre
Dağları Milli Parkı içerisinde yer aldığı için bu ahşap evlerin, yöreye
gelen misafirlere yönelik pansiyon yapılması gündemdedir.
Renk renk, rahat ve folklorik kıyafetler, hamarat köylü kadınlarımızın en önemli giysisi durumundadır.
Tarihi
izleri, bakir doğal güzellikleriyle turizm için önemli bir potansiyele
sahip olan Pınarbaşı, bu haliyle alımlı bir güzeli andırmaktadır.